Bu Fırsat Kaçmaz

Akşam Gazetesi”nde 6 Martta ön sayfada bir resim. Başında başörtüsü, ayağında mini eteğiyle bir kız. Ellerini semaya açmış dua eder gibi. Dikkat ettim, dua etmiyor, göğsüne yapışmış kırmızı beyaz bir afiş taşıyor. Afişte şunlar yazılı:

“BİRLİĞİZ, OMUZ OMUZAYIZ, BU YASAĞA KARŞIYIZ”

Resmin altında şunlar yazılı: “Boğaziçi üniversitesi’inde türban eylemi. Mini etekli kızlarla erkek öğrenciler, başlarını örterek türbanlı arkadaşlarına destek verdi.”

Teşekkürler sevgili kızlarım, teşekkürler sevgili gençlerim.

İşte bu kadar.

Şu kavgacı büyüklerinize en güzel dersi siz veriyorsunuz. Sizi tebrik ederim.

Daha önce “Bu Güzelliği Yapmalı Kızlarımız” başlığıyla yazdığım bir yazımda* benzer bir manzarayı ne kadar arzu ettiğimi yazmıştım. Belki o yazıyı hiç görmediniz siz. İhtimaldir ki bu yazıyı da görmeyeceksiniz. Olsun, sizi tebrik ederim. Yaptığınız ne anlama geliyor, bakın orada yazmıştım:

“Hayır, öğrenciler arasında sorun yok ki zaten. Sorun küçük kalmış büyüklerde…

Belki de başı açık kızlarımız, ellerinde güller ve karanfillerle karşılayacaktır başörtülü arkadaşlarını üniversite kapıları önünde.

Evet, bunu yapmalılar. Aman ne güzel olurdu bu manzara!

Günlerdir çıkarılmak istenen gerginlik alevlerine bir kova su olurdu ve bu yangın anında söner giderdi.

Belki başka ayrışmacılara da bir ders olurdu bu.

Hatta Kürt Türk, alevî sünnî, laik anti laik, dinci dinsiz tartışmalarından bağrı yanan halkımızın gönlüne de bir su serperdi bu güzel davranış…

Hadi sevgili öğrenciler, bunu yapınız ve şu halkınızı sevindiriniz.

Ve de şu YOK olasıca YöK’e ve rektörlerinize güzel bir ders veriniz.

özgürlükler yerine yasakları savunan muhalefet partilerine de, hukukçulara da, medyaya da ne güzel bir ders olurdu bu.

Tansiyon anında düşer, anaların, babaların kaygıları derhal biter, emniyet ve asayiş rahatlar, belki borsa atağa kalkar, ülke bayram eder.

Bu, beyaz bir devrim olur ve yeni bir dünyanın miladı sayılır. Bu fırsatı kaçırmayın derim sevgili öğrenciler.”

Bütün bunlar olabilirdi ama biraz geç kalındı. O ilk hafta ve sadece Boğaziçi üniversitesi’nde değil, biraz daha yaygınca bu yapılabilseydi, saydığımız harikalar olabilirdi.

Ama hala bir fırsat var. Altın gibi bir fırsat. Ya da altın gibi bir gün. Bari o günde bu sefer geç kalmayalım. Buradan herkese davetimi tekrarlıyorum:

Siz ey sevgili üniversiteli gençler, öğrenci dernekleri, sivil toplum kuruluşları, dernekler, vakıflar, sendikalar, kanaat önderleri, bu fırsat kaçmaz. O gün bu fırsat kaçmamalı.

Ey özgürlüklerden yana olan televizyonlar, radyolar, gazeteler, dergiler, size sesleniyorum, bu sesi duyun, bu altın fırsata katkı sunun, gelin hep beraber özgürlük çiçekleriyle ülkemizi bahara çevirelim.

Gelin bu sene nevruzu böyle bir kardeşlik, dayanışma ve işbirliği ile karşılayalım. Gelin bu vesile ile tarihe gömelim tüm yasakçılığı. İnsan haklarının teminat altına aldığı bütün özgürlüklerimizin ateşini tutuşturalım ve etrafında sinsin oynayalım özgürce. Herkes hür ve güven içinde yaşasın ülkemizde. Bu topraklarda yaşamayı kıvanca dönüştürelim. Gözyaşlarımız sevinçten aksın bu kez. Şen kahkahalarımız yankılansın dağlarda. Halayları, horonları daha bir keyifle çekelim. çıra yaksın kızlarımız kınalı elleriyle çaylarda. Erkeklerimiz kıpır kıpır yüreklerini ellerine alsın ve öpüp seyretsin doya doya ve keplerini atar gibi fırlatsınlar havaya coşkuyla. ülkem ve insanlarım hak ettiklerini yaşasınlar doyasıya…

Bu hangi gün ve hangi fırsat mı?

Şimdi onu söylüyorum: Anayasa Mahkemesi’nin, özgürlük düşmanlarınca verilen ret istemini reddettiği günün ertesi gün.

O gün üniversitelerimizin önü ana baba günü olmalı, türbanlı türbansız bütün gençlerimiz ellerinde güllerle kol kola gelmeli, yüzlerinde mutluluk çiçekleri açmış halkın üzerlerine karanfiller atarak iftiharla yapacağı coşkun tezahüratları arasında şen şakrak derslerine girmeliler.

Bu güzellik, içinde yaşadığımız bütün çirkinlikleri örten güzel bir mutluluk şalı olarak tarihe “beyaz devrim” diye geçecektir.

Ne mutlu bize, eğer bunu başarabilirsek.

Esef bize, bu altın fırsatı da kaçırabilirsek…

ülkemin duyarlı insanları, bu sesi duyun! O güne kadar sürecek kampanyalarınızı başlatın lütfen.


(www.cemalnar.com)


Tüm Yazılar