İslam Alimleri ve Sistem İlişkileri I

Bir yazımızda hatırlarsanız “alimlerle idarecilerin ilişkileri göz önüne alındığında, bunun iki yolu bulunmaktadır; ya sistemin dışında kalarak, yada sistemin içinde kalarak” demiştik.

Bu hizmetlerden hangisinin daha faydalı ve sahibinin daha başarılı olduğu, doğrusu kapsamlı bir çalışmayı gerektirir. Elimizde ben bilerek böyle bir bilimsel araştırma yok. Onun için “iyi niyetliler için ikisi de gerekli” diyenlere bir itirazımız yok.

Fakat görebildiğimiz kadarıyla, devletten bağımsız, sivil halkla beraber ve İslam’ın kendi kuralları içinde kalarak çalışmak, devletin kuralları içinde kalarak çalışmaktan daha zor, çetin, sıkıntılı, acılı, işkenceli olmuş ise de, Allah bilir ya, daha bereketli, faydalı, kalıcı, sağlam ve etkili olmuştur.

Devletin, Diyanet’i kuruş amacı dikkate alınırsa herhalde doğru olan da budur. Hiç kuşkusuz daha önce peygamberlerin tevhid mücadelesi de böyle olmuştur.

Şunu unutmuş değiliz; bir ülkede yaşayıp da o ülkenin yasalarından azade kalmak, muaf tutulmak, tabi ki mümkün değildir. Dolayısıyla, ülke içinde tam bağımsız bir hareketi sürekli devam ettirmek düşünülmez.

Ancak insan haklarına saygılı, halk iradesine dayanan, hukukun üstünlüğüne yürekten inanmış, çoğulcu, katılımcı değerlere saygılı, kendisine güvenen olgun insanların yönetiminde olan bir ülkede, sistem içinde kalmanın o kadar mahzuru olmasa da, genellikle böyle bir yönetimi bulmak biraz da yaşanan gerçeklere uymadığından ayakları yere basmayan “ideal” bir düşüncedir. Veya ham hayal. Öyle görünüyor. Ama Nasteddin Hocanın “ya tutarsa” demesi gibi, “ya gerçekleşirse” ne güzel. Zaten sorun kalmamış demektir.

Onun için şartlı söyleyelim, sayılan değerlere yabancı yönetimlerde, idarenin dışında kalmak İslam için daha güven verici, asli hüviyetini daha iyi koruyucu ve kalıcı hizmetlere daha bir vesile olucu olabilir.

Kimilerine göre ilk bakışta garip gibi gelebilir bu düşünce.

Ama hiç şüphesiz tartışmaya hem açık hem de değer bir konudur dersek, bilmem ne dersiniz?


www.cemalnar.com

Tüm Yazılar