“Rumlar Türbanı Serbest Bıraktı” Ya Türkler?

Başlığa bakınca “geç kalmadınız mı?” demeyiniz.

Yazsak da maşallah gündemin ardından yetişemiyoruz.

Neyse, haberlerde de izledik ama yazılı basında Taraf manşet atmış aynen başlıktaki gibi.

Altında iri harflerle şöyle yazıyor:

“Türkiye hâlâ üniversitedeki türban yasağını tartışıyor.

Kıbrıslı Rumlar ise ilkokul öğrencisinin bile derslere türbanla girmesine izin verdi. Gerekçe: Din özgürlüğü.”(*)

Gözlerinize inanın lütfen, yazılanları okuyun da kahrolun, koca Türkiye Rumlar kadar olamıyor:

“Türkiye’de başörtüsü yasağı üniversitelerde hâlâ sürerken, Kıbrıs Rum kesiminde bir ilkokul öğrencisinin okula başörtüsüyle gitmesine ‘din özgürlüğü engellenemez’ gerekçesiyle izin verildi.”

Olay nasıl olmuş, onu anlatmayacağız, gazetede var. Ama gerekçeler çok önemli.

Neler mi?

Bizim bin kere yazıp söylediğimiz evrensel hak, hukuk ve hakikatler.

De gel de hayıflanma, kahrolma!

Onlar Gayr-ı Müslim, ama hak ve hukuka saygılı.

Bizimkiler güya Müslüman olduğunu söylüyor, haksız ve hukuksuz bir zalim.

Siz olsanız hangisini seversiniz? Adam yerine koyarsınız?

Ben kendi adıma söyleyeyim, sözde bizimkilere saygı duymam ve bizden olduğuna da asla inanmam, o hak ve hukuka saygı duyan gayr-ı müslime

saygı duyarım.

Evet, gerekçeleri çok önemli. Yıllardır bizim yazıp çizdiğimiz gerçekler:

Üniformalara devlet değil okullar karar verir.

Dinî inançlar anayasa tarafından koruma altındadır.

Yönetim dinî özgürlüğe saygı duymalıdır.

Hükümet ve bakanlık, tüm öğrencilerin insan haklarını korumakla yükümlüdür.

Dinî hoşgörü tartışmaya açık olamaz.

Ebeveynlerin çocuklarını inançlarına göre yetiştirme haklarının ellerinden alınamaz.

Evet, bunlar evrensel ilkelerdir, çağdaşlık da budur, gerçek laiklik de.

Bunları bizler de bin kere hatırlattık değil mi?

Şimdi buna göre siz söyleyin; Türkiye’de demokrasi var mıdır?


Halk iradesi egemen midir?

Hükümet gerçekten iktidar mıdır?

CHP, solcular, aydınlar, üniversiteler, kamu kurumlarının yöneticileri gerçekten aydın, çağdaş, demokrat ve özgürlüklerden yana mıdır?

Ne gezer!

Feryat ediyoruz, “Avrupa bizi adam yerine koymuyor, içine almıyor” diye.

Bırakın artık sağcılık, solculuk, milliyetçilik, ulusalcılık, vatan millet Sakarya edebiyatını da, elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin; haksız mı? Sizi niye alsın ki? Siz ne halkınıza, ne dininize, ne tarihinize, ne medeniyetinize, ne hak ve hukuka, ne temel özgürlüklere değer vermiyorsunuz ki?

Çok yazık! Koca Türkiye Kıbrıs Rum kesimi kadar olamıyor. Zaten hiçbir Avrupa ülkesinde böyle bir rezalet yok!..

Bu ülkede yaşananlara bakınız; bu ne zillet, bu ne aşağılanma, bu ne utanmazlık, bu ne aymazlık, bu ne yüzsüzlük, bu ne rezalet, bu ne kepazeliktir Allah aşkına?

Kendi insanına reva gördüğü bu muameleyi nasıl içine sindirecek bizdeki türban ayıbının mimarları?

Ülkeyi ve insanını seviyorlarmış. Çağdaş ve hümanistlermiş.

Ne gezer! Külahıma anlat onları! Laf ile peynir gemisi yürümüyor. Adamın akıl seviyesi işinden belli olur.

Sayın Erbakan yıllardır onlara “Hadi ordan, gavur aşıkları” derdi.

Haksız mı?

Bu ülkede türban yasağının arkasında hak hukuk yok, kanun manun da yok. Bir tek şey var; güç. O da kendini saklamıyor zaten. İşte onlardan birisi diyor ki:

“Eeee şimdi maiyetinizdeki personelin aile yapılarını inceleme göreviniz var değil mi?

Buna çok dikkat edin arkadaşlar. Eee bizde oldu, takip ediyorlar, türban takıp lojmanların girişinden önce çıkarıp içeri girip içeride takanlar o modelde insanlar da var.

Hiç acımayın arkadaşlar, hiç acımayın. Hiç kimse silahlı kuvvetlerin sırtında, o neydi o yapışan şeyler söyle. Kene gibi bilmem ne gibi yok, hiç acımayın.

Bu söylediğim birlik bütünlüğü tehlikeye atabilecek, her hangi bir harekette bulunan personele acımayın. Bir anda yara başka yerlere dağılabilir.” (**)

İşte hakkın ve hukukun katili bu anlayıştır. Demokrasi ve insan haklarının önündeki en büyük engel de bu seste kendisini bulan malum zihniyettir.

CHP, solcular, aydınlar, üniversiteler, kamu kurumlarının yöneticileri gerçekten aydın, çağdaş, demokrat ve özgürlüklerden yana olsalar belki çok sey değişebilir, ama olamıyorlar işte.

Yeni haklara ve özgürlüklere “hayır” kampanyasını başlattılar bile.

Bu malum zihniyet halkın iradesi önünde saygıyla eğilmedikçe bu ülkede insanlık adına hiçbir iyilik olmaz.

Mesele bu kadar basittir.


(*)http://www.taraf.com.tr/haber/rumlar-turbani-serbest-birakti.htm

(**)http://www.habervaktim.com/haber/109675/balyozcu_general_darbeye_hazirliyor_ses_kaydi.html


www.cemalnar.com

www.ilimistan.com

Tüm Yazılar