Sevgili Yorumcularıma 2

“Edem” rümuzlu kardeşim sormuş: “Yazıda geçen şu cümleyi anlamadım, yazar ne demek istedi acaba?

"Belki böylece azıcık ağzımızın tadı gelir. Habeşistan gibi hicrete değer bir ülke olur. Belki oradan da Yesrib’imize yol buluruz."

Açıklamaya buradan başlayarak “adil57” rümuzlu diğer yorumcu kardeşime gelmek istiyorum.

Bu bir temennimizdir, davamızdır, duamızdır. Dikkat ederseniz bu sözün az öncesinde şöyle yazılmıştı: “Seçimlerden sonra gelecek İktidar bunları not etsin. Artık ne kadar haksız hukuksuz kanun varsa temizlesin ve yepyeni pırıl pırıl bir Anayasa yapsın.”

Sevgili Peygamberimiz Efendimiz (sav) Mekke Döneminde dini anlatırken önce alay ve aşağılama ile başlayan ve dozajı gittikçe artan, hatta ambargo, eziyet ve işkence, suikast ve cinayetlere varan yaman bir tepkiyle karşılaştı.

Özellikle de zayıf ve kimsesiz ashab-ı kiram dayanılması ve katlanılması çok zor bir vaziyette kalmıştı. Bu topraklarda yaşamaları mümkün olmayacak bir ortam oluşmuştu.

İnsan dünyaya Allah Teâlâ’ya ibadet için gelmişti. Fakat Mekke’li müşrikler buna mani oluyorlardı. Vatan vatan olmaktan çıkmış, bir eziyet ve işkencehane olmuştu.

İşte o zaman Resulullah Efendimiz (as) ashab-ı kiram’a Habeşistan’a hicreti tavsiye etti.

Neden Habeşistan?

Malum orası da Daru’l İslam değildi… Orada da Mekke’de olduğu gibi kafirler yaşıyordu…

Öyleyse neden Habeşistan?

Bu soru ve cevabı çok önemlidir. Çünkü buradan çağımıza, kendi ülkemize gelecek ve bir yol ve yöntem bulacağız.

Bu sorunun cevabı Sevgili Peygamberimiz Efendimizin (sav) hadisinde vardı: “Çünkü orada adil bir hükümdar var.”

Demek ki yöneticilerin adil veya zalim olması çok şey değiştirir. Bazı tezcanlı ve tecrübesiz kardeşlerimiz, ucuz kahramanlık yaparak, “kafir kafirdir, ne farkeder?” derler. Resulullah Efendimizin (as) sözünden de anlıyoruz ki, çok şey fark eder.

Kur’an-ı Kerim de öyle söylemiyor mu? Kafir var, sözünde durmaz, sulhu bozar, durmadan fitne ateşi yakar ve savaşır. Kafir var, güvenilir biridir, barışı sever. Kafir var, Yahudiler gibi, bize karşı daha azgın. Kafir var, Hıristiyanlar gibi, nispeten daha yakın.

İşte bir örnek: “İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da «Biz hıristiyanlarız» diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.”(Maide, 82)

Komünist Rus veya Çin’de yaşamakla Avrupa’nın demokrat bir ülkesinde yaşamak arasında çok fark var. Hatta eski Komünist Rusya’da yaşamakla şimdiki Rusya’da yaşamak arasında bile çok fark var. Buralarda dini yaşamak ve tebliğ etmek de çok farklıdır.

Gelelim bu ülkeye.

Ama yazı uzadı. Geleceğe bırakalım mı?

Tüm Yazılar