PKK Kan Dökmede Haklı mı?

Bazı Kürt kardeşlerimiz ısrarla şunu söylüyor: “PKK mazlum Kürt Halkı için savaşıyor. Müslümanlar mazluma sahip çıkmalı, zalime karşı onu desteklemeli. Türkler mazlum Kürtlere sahip çıkmıyorlar. Bu İslami değildir.”

Bakalım öyle mi?

PKK mazlum Kürtler için savaşmıyor. Aksine Kürtlere “en büyük zulmü” yapıyor.

Nedir mi o “en büyük zulüm”?

İslam’a göre “en büyük zulüm, ayette geçtiği gibi şirktir, küfürdür. “İnne’ş şirke le zulmün azîmun.” PKK Müslüman Kürtleri laikleştiriyor, batıcı yapıyor, Marksist Leninist yaparak dinden imandan uzaklaştırıyor, ebediyen cehenneme atıyor.

Aklı başında Kürtler bu gerçeği görmelidirler artık. Aynı oyun Türklere de oynandı maalesef!

İman, ne dil, ne toprak gibidir. Giderse, ebedi saadet gider.

Bu yüzden bu konuları işleyen Bediüzzaman Said Nursî’yi ve talebelerini Kürt bile olsalar PKK’lılar sevmiyor ve aşağılıyorlar. Kulaklarımla duydum, onlardan hoca kılıklı bir mel’un ırkçı-Kürtçü şöyle söylemişti: “Bedîüzzaman Said Nursî büyük hocaymış, bana ne? Kürtler için ne yapmış?”

Çok şey yapmış, ama mel’unun kalbini ırkçılık sevdası doldurduğu için din, iman, Allahve Peygamber için sevgiye yer kalmamış, anlayamıyor…

Gelelim günümüz gerçekleriyle sorunun cevabına.

Geçen yazılarımızda sizin ve bizim müşterek olarak kimler tarafından nasıl zulme maruz bırakıldığımızı yazmıştım. Tekrara gerek yok.

Ama ya bugün?

Bugün bir AK Parti iktidarı var, iyi kötü ama Kürtler için iyi niyet besliyor ve Kürt Meselesinin üstüne gidiyor. Size zulmeden vesayet rejimi ile yaka paça mücadele ediyor. PKK’da şeytanî değil de rahmanî akıl olsa, azıcık iyi niyet olsa, AKP’yi destekler.

Neden mi?

Bu hükümet Kürtlerden devlet adına özür diledi mi?

Evet!

“Kürt’ü ve Kürtlüğü inkar politikaları bitti” diye ilan etti mi?

Evet!

“Diliniz serbest, Kürtçe konuşun, yazın, dergi, gazete çıkarın” dedi mi?

Evet!

“Kürtçe televizyon, radyo açabilirsiniz” dedi mi?

Evet!

“Değişen yer isimlerini belediye vasıtasıyla tekrar aslına çevirebilirsiniz” dedi mi?

Evet!

“Herkes kökenine bakmadan eşittir” dedi mi?

Evet?

Doğuya yatırım için çırpınıyor mu? Aldığı vergiden daha fazla yatırım için çabalıyor mu?

Evet!

“Terör biterse daha fazla zenginlik gelir” diye uyarıyor mu?

Evet!

Doğuda her şehre bir üniversite ve orada “Kürdoloji” kurulmasına izin veriyor mu?

Evet!

Yerinden yönetimle yerel yönetimlere destek verileceğini vadediyor mu? Malum, bunun için çıkan yasayı A. N. Sezer veto etti. Yosa çoktan yürürlüğe girmişti.

Evet!

Yepyeni bir anayasa ile en çağdaş hakları vadediyor mu?

Evet!

Geriye ne kaldı?

Anadilde, yani Kürtçe eğitim!

O da önce seçmeli dersle halledilecek. Sonrası anayasa ile belki yavaş yavaş halledilebilir.

Son bir istek; Apo affedilsin!

Geç onu! Adalet mülkün temelidir. Suç işleyen cezasını çekmeli. Kan dökülürken bu konuşulamaz zaten.

Şimdi soralım; bu kadar istekler yerine gelmiş iken, evet önemlidir ama, sadece bir anadille eğitim henüz olmadı diye terör yapmak, anarşi çıkarmak, kan dökmek, insan kaçırmak, iş makinalarını ve sokaklarda halkın mallarını yakmak, milleti birbirine kırdırmak için çalışmak çabalamak, soruyorum, hangi dine, hangi imana, hangi akla, hangi kalbe, hangi vicdana, hangi menfaate, hangi komşuluğa, hangi vatandaşlığa, hangi insanlığa sığar?

Kan dökmeğe değer mi bu?!..

İşte hükümet söz veriyor, destekleyin, yepyeni bir anayasayı beraberce yapalım. Biz de bütün bütün beğenmesek bile bizim için de yeni yeni haklar verecek bu düzenlemeyi destekleyeceğiz. Gelin, böyle böyle elbirliği ile tarihi yaralarımızı saralım…

Haydi gelin!..

Yok, PKK ve BDP’nin amacı üzüm yemek değil, bağcı dövmektir.

Bunu anayasa değişikliklerinde de görmedik mi?

En çok kendilerine yarayan yasayı bile desteklemediler. Çünkü onlar bu ülkeyi zayıflatmak isteyen iç ve dıştaki şer güçlerin maşasıdır. Ne Kürtlerin, ne de Türklerin hayrına bir şey yapmazlar.

Daha doğrusu yapamazlar. Çünkü böyle kotlanmışlardır.

Yoksa yaşatmazlar.

Ey Kürt kardeşlerim, işte PKK bu!

Ama faydası yok, eninde sonunda yok olacaklardır. Müslüman Kürtler, Müslüman Türklerle el birliği içinde bu ülkede İslam kardeşliğini ve ümmet bilincini yeniden inşa edeceklerdir.

Yani “Allah nurunu tamamlayacaktır…”

Ayetin gerisini siz söyler misiniz sevgili okuyucularım?

Tüm Yazılar