Emekli Kimin Memuruydu?

Haberi okuyunca içim cız etti: “Müjde, Memur Maaşı Artacak” imiş.

 

Artsın, istemeyenin karnı ağrısın. Benim içimin cız etmesi, memura artıştan değil, emeklinin unutuluşundandır.

 

Bu emekli kimin emeklisi acaba?

 

Memura “seyyanen” de ver her sene. Sonra bu seyyanen ile artan maaş üstünden puanla maaş ver. Aynı puanla emekliye de ver. Ve sonra de ki: “Emekli ile memur arasında fark gözetmiyoruz. Aynı artışı emekliye de veriyoruz.”

 

Veriyorsun ama memura önce “seyyanen” diyerek maaşını şişiriyor, sonra veriyorsun. Emekliye “seyyanen” var mı?

 

Tabi ki yok!

 

“Seyyanen” şişen memur maaşı üstüne konan puanla memura sağlanan artış ile, “seyyanen” bir şey görmeyen emeklinin maaşı üstüne konan puanla emekliye sağlanan artış eşit mi?

 

Ne gezer?

 

Hani eşitlik? Hani aynı artıyı vermek? Dalga mı geçiyorsunuz emekliyle kocadılar diye?

 

Bu “eşitlik de nerden çıktı?” diyenler olabilir. Eşitlik “seyyanen” kelimesinde. Bu kelime Arapçadan alınmadır ve “her bakımdan eşit olmayı” ifade eder. Aynı kökten olan “müsavi” kelimesini hala kullanan yazarlarımız vardır.

 

Her ne ise, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a hatırlatayım; seçimlerde Sayın Kılıçdaroğlu “emekliye biz bakarız” dediğinde ve bu söylem tuttuğunda, “hayır, asıl emekliye biz bakarız” demişti. İçinden geçerek mi söyledi, muhalefetin mecburiyetiyle mi söyledi bilemem, ama bunları söyledi.

 

Öyleyse sözünde durmalı Sayın Başbakan. Çünkü “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan” dendi mi, “sözünde duran adam” anlaşılıyor. Bu imaj kendisine yakışıyor da. Bence tez elden emekliye bakmalı ve karizmayı çizdirmemeli. Büyük işleri olabilir. Maliye Bakanına bir emir versin yeter. Kendisi ilgilenmese de olur yani.

 

Emekliler bu ülkenin en olgun insanlarıdır. Devleti tanırlar, iş görmüş, umur görmüş tecrübeli adamlardır. Vatanlarında kalan ömürlerini huzur içinde geçirmek isterler. Emniyetin, asayişin, adaletin, barışın, güvenin, istikrarın kıymetini en iyi onlar bilirler. Fedakarlığı da en iyi onlar bilirler geldikleri yaşın verdiği güngörmüşlükle.

 

Bütün bunlar, emeklilerin ekserisinin oylarının Ak Partiye gitmesi demektir Türkiye’nin şu günkü manzarasında. Umarım Ak Parti bunu “emeklilerin oyları çantada keklik” diyerek yanlış değerlendirmez. Umarım “Adalet” adlarına yakışmayan bu zamana kadar sürdürdükleri ihmallerini daha fazla devam ettirmezler. Umarım bunca önemli davalar dururken, bizi böyle maddi işlerle ilgili yazı yazmaya daha fazla mecbur etmezler.

 

Evet, “seyyanen” demek “müsavi olarak, eşit olarak” demektir. Umarım memurun kaç kez gördüğü bu “seyyanen” denilenden şirinlikten, bir kere de emekliler görür de ağızları bir tatlanır.

 

Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, lütfen seçim meydanlarında değil, şimdi hatırla emeklileri ve “seyyanen” denilenden acilen bir kere de emekliye ver ki, gerçekten “seyyanen” kelimesi anlamını bulsun.

Tüm Yazılar