Lozan İyi Bilinmelidir

Yakınlarda Lozan anlaşmasının sene-i devriyesi vardı. Çok da gündemde değildi medyada. Hakkında çok etkinlikler de yapılmadı.

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma ve yıkılış döneminin başlangıcını oluşturmuşken Lozan Antlaşması imparatorluğun bitişinin, feshedilişinin resmi mukavelesini teşkil etmiştir.

Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Avrupa’ya kadar at koşturan bir neslin iktidar anlayışı, hâkimiyet arayışı ve vatan algılayışı Lozan Antlaşması’nın belirlediği sınırlara katiyetle tahammül edemezdi.

Osmanlıcı bakış açısı ile kısaca yorumlamak gerekir ise, Lozan Antlaşması, Türk toplumuna zorla giydirilmiş, kendi kültürünü ve siyaset tarzını yansıtmayan dar bir gömlekten ibarettir. Günümüzde yaşanan tatsız hadiseler ve istenmeyen olaylar bu gömleğin sağından solundan patlak vermeye başlamış olduğunu göstermektedir. (Prof. Dr. Metin Hülagü, Erciyes Üniversitesi Tarih Bölümü. http://www.sabah.com.tr/fotohaber/gundem/lozan-antlasmasinin-gizli-maddeleri-mi-vardi)

I. Dünya Savaşını Kaybettik. Ancak, “Kazanmış gibi!” davranarak hala kendimizi kandırmaktayız. “Lozan muazzam imparatorluk mirasının han-ı yağması (yağma sofrası) dır. Türk’ün şahsında İslâm’dan intikam alınarak bütün bir İslâm Dünyası’nın başsız bırakılmasıdır! Lozan’ın getirdiği; Adalarla Yunan stratejik çemberine alınmış, iktisadî kaynaklardan mahrum bırakılmış, her türlü ünvan ve sıfatı yolunmuş, gayr-i tabii hudutların çizdiği küçük bir Türkiye’dir. “(Kadir Mısıroğlu, “Lozan’da Manevi Kayıplar” 17 Ekim 2009 Cumartesi)

Hristiyan Batının bir birlik olarak, Osmanlı Devletinin yıkılması ile ilgili aldıkları kararın arkasında;1453 İstanbul; (1456!) 1458’de Atina’nın alınması vardır. 15’nci asrın sonuna doğru Portekizliler tarafından yapılan coğrafi keşiflerde bu amaca yöneliktir.

“Lozan Antlaşması ile Doğu Sorunu ortadan kalktı. Doğu Sorunu, bir zamanların büyük devleti Osmanlı İmparatorluğu’nun 18. Yüzyılda çökmeye başlamasından ve bu çöküşün büyük Avrupa devletleri arasında yarattığı rekabet ve Avrupalı devletlerin emelleri yüzünden ortaya çıkmıştı.( “DOĞU SORUNU 1774-1923” Uluslararası İlişkiler Üzerine Bir İnceleme, Matthew Smith Anderson)

Lozan’da kıyamet halifeliğin kaldırılması tartışmalarında kopmuştur. İngilizler hilafetin kaldırılmasını istemiş ve görüşmeler yarıda kesilmiştir. Ancak görüşmelerin yarıda kesilmesi Musul yüzünden olduğu duyurulmuştur. Lord Curzon, Türk heyetinde yer alan Hahambaşı Nahum’u devreye sokarak hilafetin kaldırılması gerektiğini İnönü’ye iletir. İnönü bu kararı Mustafa Kemal’in verebileceğini söyler. Bu nedenle Nahum derhal İzmir’e gelir ve Mustafa Kemal’le görüşür. Mustafa Kemal ise birinci meclisle bu işin aşılamayacağını ve ikinci meclisle bunun hallolacağını söyler. Ve görüşmeler devam eder.

Bilinmeyen bir gerçekte şudur ki, Mustafa Kemal Anadolu’ya geçmeden önce Pera Palas’ta İngiliz yetkililerle görüşüp halifeliğin kaldırılacağı anlaşmasını Lozan’dan önce yapmıştır.

Lozan görüşmelerine ara verildiğinde heyet Türkiye’ye döner. Meclis’te gerçekleştirilen iki haftalık gizli oturumlarda konuşulanlar İngilizce’ye çevrilerek İngiliz dışişleri bakanının masasına ulaştırılmıştır. Tüm Lozan görüşmeleri boyunca İngiliz istihbaratı çok başarılı bir sınav vermiştir ve Ankara’dan Lozan’a, Lozan’dan Ankara’ya gönderilen telgrafların tamamı açılmış, deşifre edilmiş ve okunmuş ve İngilizce’ye çevrilmiş olarak Londra’daki Dışişleri Bakanlığı’nın masasına konmuştur!

Bir şey daha: “Halifelik konusunda Mustafa Kemal halifelik kaldırıldıktan sonra komutanların bağlılığından emin olmak için İzmir’de toplantı yapıyor. Rapor Washington’a 25 Şubat 1924’te ulaşıyor. Halifeliğin kaldırılacağı bir hafta önceden Amerika tarafından biliniyor. (Doç. Dr. Hakan Özoğlu, Central Florida Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Evet, sizce o zamanların, belki de her zamanların en büyük İslam düşmanı İngiliz Devleti neden hilafet ve şeriatın kaldırılmasını istemiş ve bunu Cumhuriyet hükümetine “savaş şantajı” ile dayatmıştır?

 

 

 

 

Tüm Yazılar