İslamiyat Kategori
Kötü Zan

Zan, bir şey hakkında kesin karar verememe, sanma, farzetme, tahmin etme, ihtimale göre hüküm verme, şek ve şüpheye denir.Zan ahlak açısından ikiye ayrılır: 


1.Hüsnüzan. 


2.Sûizan. 


Ama hüküm açısından da vacip, mübah ve haram olmak üzere üçe ayrılır. Buna göre zannın hepsi günah ve vebal değildir. Allaha ve müminlere güzel zan gibi vacip olanı da vardır. Nitekim Allah Teala Kur’an’da: "Erkek ve kadın müminlerin bu iftirayı işittiklerinde kendi vicdanları ile iyi zanda bulunup da: “Bu, apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?” (Nur, 12) buyurmuştur.Bir  kudsiî hadiste de "Ben kulumun bana zannı yanındayım." diye bildirmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) de: "Her biriniz Allaha iyi zanda bulunarak ölsün." ve: "İyi ve güzel zan, imandandır." buyurmuştur. Sonra çarşı Pazar işlerinde, geçime ait hususlarda olduğu gibi mübah olan zanlar da vardır.                          

 

Ancak zannın bir kısmı da haramdır.Çünkü Zan, ihtimal üzere bir hüküm olduğundan haliyle bir kısmı hakka hiç isabet etmez. Etmeyince de başkasının hakkında  o şekilde aleyhine hüküm bühtan ve iftirâ olur. Bu ise haramdır, günahtır. 


Zannın bazısı günah ve vebal olunca, böyle bir vebal ve zarara düşmemek için tedbirli ve ihtiyatlı davranarak onun bir çoğundan sakınmak gerekir. Yasaklanan çirkinliklerin bir çoğu böyle kötü zanlardan ortaya çıkar.   


Sonuçta şeksiz şüphesiz, kesin olarak inanmak vacip olan dînî konularda zan haram olduğu gibi, Allaha ve iyi kimselere karşı kötü zan dahi haramdır. Peygamberimiz(s.a.v.) buyurmuştur ki: "Allah Teâlâ müslümana kanını ve  ırzını, bir de kendisine kötü zanda bulunulmasını haram kılmıştır."