İslamiyat Kategori
Hırs

Hırs, aşırı istek ve açgözlülük anlamına gelir. Buna göre hırs, dünyanın mal, makam, iktidar, şan, şöhret ve riyasetini aşırı derecede istemektir.
İnsan dünyada yaşıyor ve mala mülke ihtiyacı var ama, onu kazanırken de, harcarken de dinin kurallarına uymalıdır. Ancak böyle yaparsa ondan yararlanabilir. Aksi takdirde kendini, şerefiyle, haysiyetiyle, hatta mal dahil her şeyi ile kaybedebilir.
Para pul sevdasına haris olanlar, bir de başkalarının haklarına tecavüze başladılar mı, artık bu sömürgeci arzunun nasıl kavgalara, savaşlara sebep olduğunu yaşayarak görürsünüz.
Makam ve iktidar hırsı da böyledir.Daha yükseklere çıkamazlarsa gebereceklerini sanan bu zavallılar ne din, ne dostluk tanımaz, her şeyi istismar ederler. Kendilerine o imkanı kazandırabileceklerine inandıkları şahıslara, şeref, haysiyet ve izzeti bir yana atarak, dalkavukluk yapar, hatta kul köle olur da taparlar. Kendilerini o makamlardan mahrum edebileceklerine inandıkları kimselere de olmadık kötülükleri yaparlar. Oysa bazen kötülük yaptıkları o insanların haberleri bile olmaz. Sırf potansiyel tehlike ya da rakip gördüklerinden olmadık iftira ve karalamalarla onları saf dışı yapmak, harcamak  isterler. Tabi bunun bütün acısını da kendinden altta kalanlardan çıkarırlar. İsterler ki onlar da kendisine kul olsunlar. Müşrikler ülkesinde alt üst ilişkileri nerdeyse bir kulluk ve tanrılık ilişkisine dönüşür, böyle aşağıdan yukarıya bir silsile, bir hiyerarşi takip eder maalesef..
Bunun ilacı, şüphesiz dindir. Allah(cc.) a kulluğun en büyük gaye ve mutluluk olduğunu bilme, kanaatkar ve iffetli olma. Üstünlüğün malda makamda değil, takvada olduğunu kavrama ve hırsı öldürme.Evet, mal da, makam da hayırda kullanılırsa hayırlara vesile olur. Hele zekat, sadaka, hac, cihad gibi bir çok ibadet, mal olursa yapılır. Ama iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünü isteyen insanoğlunun gözünü gerçekten ancak bir avuç toprak doyurur ama, Allah(cc.) a, ahirete ve kadere inanan insan, hırsının tehlikesinden Allah’ın izniyle elbette korunabilir.