İslamiyat Kategori
Hac ve Umre
İÇİNDEKİLER

1-Haccı farzıyyetinin delilleri
2-Haccın önemi ve faydaları
3-Hac amellerinin ifade ettiği manalar
4-Haccın çeşitleri
A-Dînî hükümler yönünden
B-Haccın yapılış şekli yönünden
5-Haccın rükünleri
6-Haccın farziyyetinin şartları
7-Haccın edasının şartları
8-Haccın  sıhhatinin şartları
9-İhramın yasakları
10-Haccın vacipleri
11-Haccın sünnetleri

HAC VE UMRE

Hac, belirli bir zamanda, ihramlı olarak Ka’beyi tavaf etmek ve Arafatta vakfe yapmaktır. Hac, sadece zilhicce ayının 9-13. günleri arasında yapılır. 
Umre: Belli bir zamanda değil de, ihramlı olarak her mevsimde yapılabilir. Umre yapmak sünnettir. Yalnız arafe günü ile, kurban bayramının ilk dört gününde umre yapmak mekruhtur. 

1-Haccın farz olmasının delilleri: 

Haccın farzıyyeti Kitap, sünnet ve icma delilleriyle sâbittir. Kur’an’da şöyle buyuruluyor: ”Yol îtibariyle gücü yetenlerin, Beyti haccetmeleri, Allah’ın insanlar üzerinde vacip bir hakkıdır. Kim bu hakkı tanımazsa, Allah (ın onlara ihtiyacı yoktur. O)  herhalde âlemlerden çok ganidir. ”(âl-i Imran: 97) . ”Allah için hac ve umreyi tamamlayınız. ”(Bakara: 196) . 
Haccın farzıyyeti ile ilgili, sünnetten de bir çok delil vardır. Biz iki tanesi ile yetineceğiz: ”İslam beş esas üzerine bina edilmiştir; Allahtan başka ilah omadığına, Muhammedin Allahın Rasûlü olduğuna inanmak, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazanda oruç tutmak ve Beyti haccetmektir. ”
(Müslim) . ”Ey insanlar, Yüce Allah üzerinize haccı farz kıldı, öyle ise haccediniz. ”(Müslim) . 
Hz. Peygamberden bu güne kadar bütün müslümanlar, haccın farzıyyeti üzerinde ittifak etmişlerdir. 

2-Haccın önemi ve faydaları: 

a) Her şeyden önce hac, Yüce Allah’ın bir emridir. Ohalde bu emri yerine getirmek, müslüman olmanın bir gereğidir. 
b) Hac ibadeti, müslümanın kalbini Allah sevgisi ile dolduran psikolojik bir eğitimdir. Mukaddes hislerlerin kaynaştığı o mübarek beldede, İslam’ın azamet ve ihtişamını gören her insanın kalbi, Allah aşkıyla dolar taşar, işlediği günahlara pişmanlık duyar, günahlarına tevbe eder ve bir daha günah işlememeye azmeder. Hz. Peygamberin ve ashabının yaşadığı hayatı, onların mücadelesini göz önüne alır ve bu duygular
 içerisinde dînî hisleri doruk naktasına ulaşır ve memleketine dönerken, anasından yeni doğmuş bir çocuk gibi tertemiz bir şekilde evine döner. 
c) Hac, Müslümanların birbirini daha iyi tanımalarına, kültürel alış veriş yapmalarına, ticaretin gelişmesine vesile olur. Dünyanın dört bir yanından gelen müslümanlar, birbirlerinden maddî ve mânevî bir çok yarar sağlar ve morel bulurlar. 
d) Hac, İslam’daki eşitlik anlayışının açık bir göstergesidir. Orada her kes, iki parça ihram bezine tutunarak, sadeliğin, eşitliğin bir örneğini verirler. Orada zengin fakir, âlim câhil, âmir memur, aynı kıyafetle 
omuz omuza Yüce Allah’a el kaldırır, duâ ederler. 
e) Hac, tabir câizse yıllık bir İslam kongresidir. Orada dünyanın dört bir yanından gelen müslümanlar, birbirlerinden bilgi, görgü alış verişinde bulunur, geleceğe yönelik kararlar alır ve güç birliği
, fikir birliği yapmanın yollarını araştırırlar. 

3-Hac amellerinin ifade ettiği mânâlar: 

a) İhram: Nefsânî arzulardan sıyrılmayı, Allah’ın yüceliğini düşünerek, O’nun dışında ne varsa, hepsini bir tarafa itmeyi temsil eder. Mikat denilen yerde, dikişsiz iki parça bezle ihrama girilir ve bu duygulrla hac ibadeti tamamlanır. 
b) Telbiye: Nefsânî arzulardan sıyrılmayı ve nefse karşı meydan okumayı ifade eder. Mikat denilen yerde  ihrama giren hacı adayları; ”lebbeyk, Allahümme lebbeyk. . ”diyerek, Allah’ın emrine âmâde olduğunu ve bütün nefsânî arzularına karşı bayrak açtığını îlan etmiş olur. 
c) Tavaf: Nefsânî arzulardan sıyrılarak, Allah sevgisi etrafında kalbin dönmesini ifade eder. Müslüman, bu hareketiyle Allah’tan başka sığınacak bır varlığın olmadığını, tek kurtarıcının, Allah olduğunu ifade etmiş olur. 
d) Sa’y: Tavaftan sonra, rahmet işareti olan iki tepe arasında, Allah’ın af ve rızası için koşmayı temsil eder. 
e) Vakfe: Heyecanla  dolan kalplerle, bağışlanma ümidiyle ve Arafatta göğe uzanan ellerle, duâ edip yalvarmayı, Yüce Allah’a karşı yakarışı ifade eder. 
f) Şeytan taşlama: İnsanda mevcut olan kötü huy ve nefsânî istekleri, fiilen kovmayı temsil eden
sembolik bir harekettir. 
g) Kurban kesme: Sâlih amellerle kuvvet kazanan kişinin, buna muvaffak kılan Allah’a bir şükür ifadesidir. 
Bu duygu ve düşüncelerle yapılan hac, insana tertemiz bir mâzî, fazilet yönünden üstün bir istikbal kazandırır. 

4-Haccın  çeşitleri: 

a) Dînî hükümler bakımından hac: 

1-Farz olan hac: Şartlarını taşıyan her müslümana, ömründe bir kere hac yapmak farzdır. 
2-Vâcip olan hac: Adanmış olan veya başlanmış nafile bir haccın bozulması, yani  farzlarından birinin terk edilmesi halinde, onun kazası vâciptir. 
3-Sünnet olan hac: Farz ve vacip hac dışında, Allah rızası için hac yapmak sünnettir. 
Umre yapmak da sünnettir. 

b) Haccın yapılış şekli yönünden:
 
1-Hacc-ı ifrat: Umre yapılmaksızın, sadece hacca niyet edilerek yapılan hacdır. 
2-Hacc-ı temettû: Hac mevsiminde, önce umre için ihrama girilip umre yapıldıktan sonra, aynı mevsimde yurduna dönmeden, tekrar ihrama girilerek usulüne uygun olarak yapılan hacdır. 
3-Hacc-ı kıran: Hac aylarından önce veya hac ayları içinde, mikattan önce veya mikatta, umre ile hac, bir ihram ve bir niyetle birleştirilip umre yapıldıktan sonra, ihramdan çıkmadan usûlüne uygun olarak
yapılan hactır. 
En kolay hac, ifrat haccı olmakla beraber, en faziletli hac da, hacc-ı kıran dır. Fazilet bakımından ikinci
 derecedeki hac, hacc-ı temettudur. 

5-Haccın  rükunları: 

Hanefî mezhebine göre haccın rükunları ikidir: 
1-Arafatta vakfe yapmak: Arafe günü, zevalden sanra, şafak sökünceye kadar. arafatta bir müddet durmak, haccın birinci rüknüdür. Vakfesiz hac, geçerli olmaz. 
2-Ka’beyi en az üç kere tavaf etmek: Yedikere tavaf etmek vaciptir. Tavaf yapılmadan hac tamam olmaz. 

6-Haccın farz olmasının şartları: 

Bir kimseye haccın farz olması için şu şartların bulunması gerekir: a) Müslüman olmak. b) Akıllı olmak, deli olmamak. c) Bâliğ olmak, çocuk olmamak. d) Hür olmak, köle olmamak. e) Hac farizasını meşakkatsiz bir şekilde gidip yerine getirmeye bir vakti olmak. f) Hac farizasını ifa edinceye kadar, 
âile efradının nafakasını temin etmiş olmak. g) Yol, nakil masrafı ile, diğer ihtiyaçlarını karşılayacak mâlî imkana sahip olmak. 

7-Haccın edasının şartları: 

a) Sağlıklı olmak: Felçli, kötürüm, ayakta duramıyacak kadar zayıf , düşkün ihtiyar kimselere, kör olanlara ve benzerlerine hac farz değildir. 
b) Hapsedilmemiş veya hac yapması zorla engellenmiş olmamak: Ceza evinde yatanlara hac farz olmadığı gibi, hacca gitmesi zorla engellenen kimselere de hac farz değildir. 
c) Yol güvenliği olmak: Yol güvenliğinin karada, denizde ve havada olması müsavîdir. Yol tehlikeli olur veya yol üzerinde savaş devam ediyorsa, bu durumlar ortadan kalkıncaya kadar hac farz olmaz. 
d) Kadınlar için, hacca giderken kocasının veya bir mahreminin yanında bulunması: Hanefî mezhebine göre, üç günlük mesafeden hacca gidecek bayanların yanında, mahreminin bulunması şarttır. 
Şâfiîlere göre mahremi yanında olmasa da kadın, içerisinde kadınların da bulunduğu  güvenilir bir toplulukla hacca gidebilir. Ancak böyle bir durumda kadına haccetmek farz değildir. 
e) Kadının iddet içinde bulunmaması: Boşanma veya kocasının ölümü sebebiyle iddet bekleyen bir kadın için hac farz değildir. 

8-Haccın sahih(geçerli)  olmasının şartları: 

a) Müslüman olmak. Müslüman olmayanlara hac farz değildir. 
b) Mekan: Haccın geçerli olabilmesi için, ihramlı olarak arafatta bir müddet, belli bir zamanda durmak ve yine belli bir zamanda Ka’beyi tavaf etmek gerekir. 
c) Vakit: Haccın sahih olması için, arafe günü zeval vaktinden itibaren, ertesi gün şafak sökünceye kadar, Arafatta bir miktar durmak ve bayramın 1. 2. 3. günlerinden birinde Ka’beyi tavaf etmek gerekir. 
d) Hac niyeti ile ihram: Hacı adaylarının mikat denilen yerde veya daha önceden iki parçadan oluşan ihram bezlerini sarınarak, hacca niyet etmesi ve haccın rükunlarını tamamlaması gerekir. 
İhram, dikişsiz, beyaz, temiz, düğmesi olmayan iki parçadan oluşan bir örtüdür. Kadınların ihrama girmeleri gerekmez. Sade bir elbise ile, hac ibadetlerini yaparlar. 

9-İhramlıya yasak olan şeyler: 

1-Cinsel ilişkide bulınmak. 
2-Gömlek, pantolon, şalvar, ceket, palto gibi giyilmesi âdet olan dikişli elbiseleri giymek. 
3-Başını ve yüzünü örtmek haram olduğu gibi, ayağına aşık kemiklerine kadar kapalı ayakkabı giymek de yasaktır. 
4-Av avlamak, avı avlayana göstermek, telef etmek kastı ile haremin yaş otlarını yolmak. 
5-Traş olmak, saçlarını kısaltmak, tırnak kesmek de haramdır. 

10-Haccın vâcipleri: 

1-İhrama, mikat denilen yerde girmek
2-İhramlıya yasak olan şeyleri terk etmek. 
3-Arafatta, zevalden sonra, güneş batıncaya kadar durmak. 
4-Kurban bayramının birinci günü, şafak söktükten sonra ve güneşin doğmasından önce, Müzdelifede bir müddet durmak. 
5-Tavafı yedi şavt olarak tamamlamak. 
6-Ziyaret tavafını, kurban bayramının 1. 2. 3.  günlerinden birinde yapmak. 
7-Taşradan gelenlerin, tavaf-ı saderde bulunmaları ki, buna veda tavafı da denir. 
8-Tavaf esnasında avret yerlerinin örtülmesi, cünüplükten ve abdestsizlik halinden temizlenmek. 
9-Tavafı yaparken, Hacer’ül-esvet, tarafından başlayıp, Beytullahı sola alarak tavaf etmek ve bunu
yürüyerek yapmak. Ancak hasta olanlar, sedye ile yapabilirler. 
10-Tavafı tamamladıktan sonra, iki rek’at namaz kılmak. 
11-Tavaf turlarını, hatim denen yerin gerisinden yapmak. 
12-Safadan başlayıp, Mervede bitmek üzere, yedi kere sa’yetmek. 
13-Kurban bayramının 1. 2. 3.  günlerinde, Minada şeytan taşlamak. 
14-Minada taşları attıktan sonra kurban kesmak, daha sonra Mekke’nin hareminde ve bayramın ilk üç gününden birinde traş olmak. 
Kurban kesmek, hac ile umreyi birleştirenler için vaciptir. Taşradan gelipte sadece hacc-ı ifrata niyet edenlerin kurban kesmeleri, müsafir oldukları için vacip değildir. 

11-Haccın sünnetleri: 

1-İhrama girerken gusletmek. 
2-İhram niyetiyle iki rek’at namaz kılmak. 
3-İhram için beyaz ve yeni peştamal ile omuz havlusu tutunmak. 
4-İhramdan önce güzel koku sürünmek. 
5-İhrama girdikten sonra  “Lebbeyk. Allahümme lebbeyk. . ”diye çokca telbiyede bulunmak. 
6-Telbiyeden sora Peygamber Efendimize çokca salevât-ı şerife getirmek. 
7-Salât ve selamdan sonra, Yüce Allah’a duâ etmek. 
8-Mekke’ye girmek için gusletmek(yıkanmak) , Mekke’ye gündüz girmek, Ka’beyi görünce duâ etmek, Beytullahın önünde tekbir ve tehlilde bulunmak. 
9-Hac ayları olmasa bile, taşradan gelenlerin kudüm tavafı yapmaları. 
10-Tavafta erkeklerin “izdıba”etmeleri, yani tavafa başlamadan önce omuzlarına almış oldukları örtülerin birer ucunu, sağ koltuklarının altından alarak, sol omuzları üzerine atmaları. 
11-Ziyaret tavafının ilk üç turunda erkeklerin “remel”yapmaları, yani adımlarını kısaltarak, omuzlarını silkeleyerek çalımlı bir şekilde koşmalarıdır. 
12-Mekkede bulundukları sürede zaman zaman Ka’beyi tavaf etmek. 
13Safa ile Merve arasında sa’yederken, oradaki iki yeşil direk arasında”hervele”yapmak. Yani sür’atli ve heybetli yürümek. 
14-Zilhiccenin yedinci günü, öğle namazından sonra, Mekke’de hutbe okumak. 
15-Zilhiccenin sekizinci günü, güneş doğduktan sonra, Mekke’den Mina’ya çıkmak ve ogece Mina’da kalmak. 
16-Zilhiccenin dokuzuncu günü, Mina’dan Arafat’a çıkmak. 
17-Kurban bayramının birınci gününde bir hutbe okuyarak, haccın rükunlarını ve diğer konuları anlatmak. 
18-Ka’be duvarına yapışıp, dilediği duâyı yapmak. 
19-Veda tavafından sonra iki rek’at namaz kılıp sonra da zemzem suyundan beytullaha bakarak ayakta, kana kana içmek ve bu sudan baş ve bedenine dökmek. 
20-Medine-i  münevvereye gidip Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etmek


UMRE VE YAPILIŞI


Umre yapmak sünnettir. Umrenin rüknü tavaftır. Vâcipleri ise; safa ile merve arasında sa’yetmek, traş olmak veya saçları kısaltmaktan ibarettir. Tavafın ilk şavtında, Hacer’ül-esved  selamlandığı andan itibaren, telbiye kesilir. Bu, umrenin sünnetidir. 
Umre için belirli bir zaman yoktur. Yılın her mevsiminde yapılabilir. Ancak Hanefî mezhebine göre, yalnız arafe günü ile, kurban bayramının ilk dört gününde, umre yapılması tahrîmen mekruhtur. Ramazan ayında yapılması ise menduptur. Şâfiîler, arafe ve bayram günlerinde yapılacak olan umrenin daha az faziletli olduğunu söylerler. 
Yalnız umre yapmak isteyen bir kimse, Mikatta, Mekkeli ise harem dışında, umre yapmaya niyet edip ihrama girer. Erkekler, elbiselerini çıkarıp peştamale bürünür, telbiye getirir ve yol boyunca telbiyeye devam eder, ihram yasaklarından kaçınırlar. Mekke-i mükerremeye girince umre için tavaf yapar. Hacer’ül-esvedi her defasında selamlar ve ilk üç şavtta sür’at göstrir, tekbir ve tehlilde bulunurlar. Tavaftan sonra safa ile merve arasıda yedi defa sa’yederler. Daha sonra saçlarını traş ettirmek suretiyle umresini tamamlamış ve ihramdan çıkmış olurlar. Artık Mekke’de kaldığı sürece Kâ’be, nafile olarak tavaf edebilir. Normal elbiselerini giyer ve kendisine ihramla yasak olan şeyler, artık helal olur.