İslamiyat Kategori
SİYER



 Hiç şüphesiz Hz. Muhammed (as) Allah’ın son peygamberidir. Üstelik belli bir kavme değil, kıyamete kadar bütün insanlığa gönderilmiştir. Bu yüzden Allah Teala O’nu bütün bir insanlığın sevip beğeneceği özel bir biçimde yaratmıştır. Dış yapısı da, tıpkı iç dünyası kadar mükemmeldir.Allah’ı ve dinini bilmek, biraz da O’nu bilmeğe bağlıdır.Bu sebeple İslam’ı kolay ve iyi öğrenmenin yolu, siyer okumaktan geçer inancındayım.


Allah’ın insanlığa bir lütfu olarak sevgili Peygamberimizin hayatı, diğer Peygamberlerin aksine, bütün ayrıntıları ile korunmuş ve kitaplara geçmiştir.O’nun, siyasi, idarî, hukukî, iktisadî, askerî hayatı; ibadet, ahlak, zühd, takva, tıp, eğitim gibi hayatının her yönü, hatta O’nun özel ve  aile hayatında yediği, giydiği, bindiği, kullandığı şeylere kadar yaşamı kayda geçmiş ve kitaplara konu olmuştur.Hakkında ansiklopediler yazılmıştır.Başta, bütün İslamî ilimlerin kaynağı olan Hadisler olmak üzere, O’nun hayatıyla ilgili kitapları okumak, ilimle birlikte aşk ve muhabbet için de bizlere fevkalade faydalı  olan şeylerdir. 


Şahsen fakir de hissetmişimdir ki, hayatımın en güzel anları, siyer okuduğum veya anlattığım anlardır.İnsan, hayalen asr-ı saadete gidiyor, Amine Hatunla seviniyor, Ebva’da annesini kaybeden yetimle ağlıyor, Rahip Bahira ile şaşırıyor,Hıra ile hareketleniyor, Aşere-i Mübeşşere ile coşuyor, O’nunla ve Ashab-ı Kiramla işkenceyi duyuyor, Habeşistan’la gurbeti yaşıyor, Taif’le eziliyor, Hicretle yenileniyor, Bedir’le zaferi tadıyor, Uhud ve Hendek’le sınanıyor, Fetih’le şahlanıyor, veda hutbesiyle insanlık dersini alıyor, Mescid-i Nebi ile kıvama eriyor, Kur’an’la yüceliyor, tebliğle adanıyor, vefatla eli ayağı dökülüyor ve o korkunç boşluğa düşüyor… İnsan O’nu okurken O’nunla aynileşiyor, özel ıstılahıyla “fena fi’r resul” oluyor.Bunun meyvesi de , sünneti bilerek yaşamak oluyor.Varılan son nokta ise daha önce söylenmişti:Allah Teala’nın muhabbetini kazanma…Düşüncesi bile derileri ürpertiyor.


Sevgili Peygamberimiz (sav.) evrensel bir öğretmendir. Bir peygamber olarak O’nun öğrettikleri sadece iman, ibadet, ahlak değil, bir başka ifadeyle sadece manevî ve uhrevî değil, aynı zamanda bir o kadar da dünyevidir, siyasidir, hukukidir, iktisadidir, askeridir. O, dağınık kabileleri birleştirerek, düşman oymakları kaynaştırarak, o coğrafyada olanların bilmedikleri ve yaşamadıkları bir toplum ve devlet hayatına dönüştüren büyük bir devrimcidir. O’nun Peygamberlik yönü kadar, devlet başkanlığı, yargıçlığı, komutanlığı, öğretmenliği de önemlidir; araştırılmalı, incelenmeli ve  tanınmalıdır.


Sitemizde ileride daha uzun olarak onun hayatını yazmayı düşünsek de, şimdilik bir özet olarak, ana hatlarıyla O’nun hayatını yazmak durumundayız.  Bundan dolayı üzgünlüğümüzü ileride telafi ederiz inşallah.