İlk Değerlendir meler

Bu yazının başına oturduğumda sonuçlar üç aşağı beş yukarı belli olmuştu. Bir iki sürprizin dışında olağanüstü beklenmedik bir durum yoktu.

O sürprizlere gelince, Diyarbakır, İzmir, Antalya, Urfa ve kısmen Adana sayılabilir.

Ben siyasette uzman değilim. Ama ülkesinin gündemini takip eden birisi olarak bazı düşüncelerim var ve onları sıcağı sıcağına sizinle paylaşmak istiyorum.

Bu seçimin galibi hiç şüphesiz Ak Parti’dir. Ekonomik krize rağmen bu oyu alması bence başarı.

Hatırlayalım, bu partinin tek başına iktidara geldiği dönem de yine bir kriz sonrasıydı ve o krizde iktidar olan partiler zir-u zeber olmuşlardı. Vatandaş bu Ekonomik krizin dış kaynaklı olduğunu gördü ama canı da yandı ve azıcık iktidarın da canı yansın istedi. Bu ona daha çok çalışması gerektiğini hatırlatan bir ihtardı.

Ak Parti’nin iktidar olmasının bir sebebi de insan hakları ve özgürlükler alanındaki taleplerdir. Bu parti buradan enerji alıyordu ve heyecanını diri tutuyordu. Ülkede çok mazlum vardı ve bunlar beklenti içindeydi. Oysa son zamanlarda Ak Parti’de bu yöndeki çalışmalar savsaklanmış gözüküyordu. Vatandaş bu noktada yine insaflı davrandı ve ufak bir mesaj verdi.

Mesaj şuydu: Biliyorum, seni rahat bırakmadılar. Yok darbe söylentileri veya davetleri, yok kapatma mahkemeleri, yok asker ve yargının yersiz çıkışları, yok PKK ve diğer terör örgütlerinin acımasız faaliyetleri, bu arada CHP nin kavgacı muhalefeti ve çıkarcı medyanın aleyhte propagandaları, senin enerjini aldı, seni yordu ve bıktırdı. Ama ne olursa olsun, sen iktidarsın ve sorunlarımızı çözmeğe mecbursun.

Bu sorunları çözersen varsın. Değilse sen de sandığa gömülürsün. Senin oyunu biraz noksanlaştırayım da aklını başına al. Seçim sonrasında haklar ve özgürlükler için çok çalış.

Bu çalışmalar, ekonomi faaliyetlerine zarar vermez ki. Hem bu çalışmalar para pul da istemez. Neden ikisini birlikte götürmeyesin?

Önce bir anayasa, sonra haklar ve özgürlükleri sağlayan yeni yasalar. Kürt meselesini hallederek terörü bitirme. Herkese adalet ve özgürlük.

Bunları yapmazsan, sonun ANAP gibi olur. Aman dikkat et. Sen kaybedersen, ülke de kaybeder.

Gelelim sürprizlere. Diyarbakır, “fethetme, kale düşürme” söylemleri ile yanlış bir kenetlenmeye kurban gitti herhalde. Orada ırkçı bir savunma oluştu maalesef. Ama sorun değil, varsın DTP nin olsun. Belki bunda da bir hayır vardır.

İzmir’i anlamadım. Orada sağcı partiler de inadına CHP ye mi verdiler acaba? İlginçtir, Ak Parti bunu araştırmalı.

“Antalya’da muhafazakarlar bile CHP ye oy verdiler. Çünkü şehrin ortasından geçen gereksiz metro çok insanı mağdur etti” deniliyor. Yöresel bir tepki demek ki.

Urfa’da bir skandal var. Sebep olanlar hesap vermeliler. Duyumlarımız, halkın istediğini milletvekilleri istememiş ve Başbakan’ı istifa ile tehdit etmişler. O da adayı değiştirmiş. Bu kayıp da böyle bağıra bağıra gelmiş. Eğer doğruysa, iyi olmuş. Halka kulak vermeyenler, cezasını çekmeliler. Eğer bu duyum doğruysa, yarın o milletvekilleri istifa etmeliler.

Adana’da Aytaç Durak sorunu var. Öylesi ben merkezli insanlar daha baştan iltifat görmemeli idi. Bu düşüş de bir yürüyüş öğreterek ders olmalı.

CHP ve MHP oylarını artırmadı. Onlar açısından bir kazanç yok. SP oylarını artırdı ve genel seçimlerde baraj sorununu aştı gibi gözüküyor. Ama bilinmez, gelecek seçimin şartları neler olur kim bilir. Fakat yeni başkanıyla yapıcı bir söylem yakalarsa yükselme şansı olan SP bu seçimi kazançlı sayabilir kendisine.

Bir şey saha var; “laiklik elden gidiyor, irtica geliyor, vatan satılıyor” saçmalıklarının bunu söyleyenlere bir şey kazandırmadığı, aksine Ak Parti’ye yaradığı iyice kesinleşti. Sanırım muhalefet daha aklı başında bir üslup kullanır ve ülkede gerginliği büyütmez. Gerginlik politikası halkı rahatsız ediyor ve çıkaranlara oy kaybettiriyor. Bu seçimler bir de bunu ortaya koydu. Bakalım bu gerçeği CHP ne derece görecek?

Bundan sonra asıl mesele, ateşten gömlek giyen yeni seçilenler, bunu cennetin Kevserlerine dönüştürebilecekler mi, yoksa cehenneme daha fazla odun mu taşıyacaklar?

Ne demek istediğimizi gelecek yazıya bırakalım isterseniz.