Nefis Ve Takva

İnsanoğlunun nefsinde, bir tarafta nefsanî arzular ve fücur, bir tarafta ise takvâ vardır. Bir tarafta çamura saplanmak isteyen nefs, bir tarafta göklere kanat açmak isteyen ruh vardır.

 

Bu hususa temas eden Mevlânâ Hazretleri de buyurur ki:

 

“Ey Hak yolcusu! Gerçeği öğrenmek istiyorsan; Musa da, Firavun da ölmediler; bugün senin içinde yaşıyorlar, senin varlığına gizlenmişler, senin gönlünde savaşlarına devam ediyorlar! Bu sebeple birbirine düşman bu iki kişiyi kendinde araman gerekir!”

 

İşte insanoğlunun içinde duran bu düşmandan korunmasının yolu olan takvâ, hayatın her merhalesinde, ömrün her ânında elzemdir.

 

Mü’min, nefsiyle olan mücadelesini sadece belli cephelerde değil ancak bütün cephelerde sürdürürse felâha kavuşabilir. Yani îmandan ibadetlere kadar, hayatımızın temelini oluşturan her meselede takvâ ölçüleri içinde yaşamak zarurîdir. (Osman Nûri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Mart-2008)

 

 

Yâ Rabbî!

 

Hem îmanımızı hem de bütün amellerimizi takvâ harcı ile güçlendir. Takvâmızı Sen’in râzı olduğun kıvamda eyle! İsminle yürekleri titreyen, âyetlerinle îmanları artan ve ancak Sana tevekkül eden mü’min kullarından eyle!

Yazarın Diğer Yazıları