İslamiyat Kategori
İstişare

İstişare bir kişi veya grubun fikrini, görüşünü alma, danışma demektir.Her ne kadar beynimizin bütün kapasitesini kullanamıyorsak da o, her işin üstesinden tek başına  gelebilecek şekilde yaratılmamıştır.Çünkü onun yaratıcısı, bireysel ya da toplumsal işlerde başkalarıyla istişare etmeyi, akıl danışmayı, işleri şura ile götürmeyi emrediyor: “Onların işleri de kendi aralarında bir istişare iledir.”(Şura,39.). “Yapacağın işlerde onlara da danış.”(Al-i İmran,159.)

Sevgili Peygamberimiz(sav.)in bizzat kendisi  istişare ile emredilmiştir.Öyleyse hiç kimse istişareden muaf olamaz. O da, hayatında işlerini hep istişare ile götürmüştür.Hatta hiç kimse O’nun kadar istişare etmezdi Bedir ve diğer savaşlara çıkarken yapılan istişareler ve farklı görüşlerin özgürce tartışılması meşhurdur.Raşid Halifeler de devlet yönetiminde hep danışmayı devam ettirmişlerdir.Zaten İslam hukukunda istişareyi terk ederek devlet işlerini tek başına halletmeye kalkışan devlet başkanı görevinden azledilir.Bu günkü meclis veya parlemantonun ilk uygulama örnekleri, hiç kuşkusuz asr-ı saadette yaşanmıştır.

Ancak, istişare edilecek konuların, Kur’an ve sünnette açıklanmayan ve sonuçta onlara ters düşmeyen konularda olması gerekir.Çünkü, dince emredilen bir konuda istişare etmenin anlamı yoktur.O konuda istişare, olsa olsa icraatın nasıl yapılması hususnda olabilir.Kiminle istişare edileceği de önemlidir.Danışılacak insanların dindar, adaletli, bilgili, sır saklayan ve danışılan konuda uzman olması gerekir

Şûra, her zaman en iyiyi bilmek için de olmayabilir.Şura aynı zamanda karşıdakine değer verdiğini göstermek, gönül almak, insanları etkileyecek önemli kişileri doğru görüşe çekmek ve ikna etmek, ayrılıkları aza indirmek gibi ya da daha başka güzellikleri gerçekleştirmek için de yapılır. Onun için İslam’da danışma, yöneticiler için bir zorunluluktur.

İstişarede herkes düşüncesini rahatça, özgürce ve hiçbir şeyden çekinmeden açıklayabilmelidir.Ancak her zaman bir fikirde birleşilemeyebilinir. Resulullah(sav) Efendimiz bu durumlarda, kendi görüşünün aksine de olsa, çoğunluğa uyardı.Fakat, devlet başkanı yürütmeden sorumlu olduğu için, onun görüşü alınır diyen alimler de vardır. “İstişarenin ne kıymeti var öyleyse?” diyenlere, şöyle cevap verebiliriz: “Evet, vardır.Çünkü başkan, meclisteki tartışmalardan doğruyu yakalayabilir, kendi görüşünü kısmen veya tamamen değiştirebilir. Böyle bir imkan vardır. Hem biraz önce “şûra, her zaman en iyiyi bilmek için de olmayabilir…” demiştik hatırlarsanız.