İslamiyat Kategori
Abdest
İÇİNDEKİLER

1-Abdestin tarifi ve mahiyeti
2-Abdestin önemi ve faydaları
3-Abdestin farzları
4-Abdestin sünnetleri
5-Abdestin âdâbı
6-Abdestin mekruhları
7-Abdesti bozan şeyler
8-Abdestin çeşitleri
9-Mest üzerine meshetmek
10-Mest üzerine meshi bozan şeyler
11-Sargı üzerine meshetmek
12-Özürlünün abdesti



ABDEST


1-Abdestin Tanımı ve Farzıyyeti: 

Abdest, İslam’da bazı ibadetlerin yerine getirilmesi için yapılan ve bizzat kendisi de ibadet olan temizlenme şeklidir. Belli âzâları, usulüne göre yıkamaktan, yada meshetmekten ibarettir. Abdest namazla birlikte farz olmuştur. Farzıyyeti Kitap, Sünnet ve icma ile sabittir. Kur’an’da şöyle buyuruluyor: 
“Ey îman edenler, namaz kılmak istediğinizde yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başınızı meshedin, bilek(aşık)  kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. ”(Maide: 6) . 
Abdestin nasıl alınacağını Peygamber Efendimize Cebrâil(a. s. )  öğretmiştir. 

2-Abdestin Önemi ve Faydaları: 

Abdest, her şeyden önce en çok kirlenen ve mikroplara açık olan uzuvların belli aralıklarla yıkanmasını hedef alan, İslam’ın emrettiği önemli bir ibadettir. Hz. Peygamberin abdest almadan hiçbir şey yapmadığı rivayet edilir. Ancak abdest, her amel ve ibadet için değil, başta namaz olmak üzere bazı ibadetler için farz kılınmıştır. Abdestsiz bir kimse namaz kılamaz, Kabeyi tavaf edemez, Kur’ân’ı eline alamaz. 

Abdest almakla bir çok fazilet ve güzellikler elde edilir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: 

“Kim emrolunduğu gibi abdest alır ve emrolunduğu gibi namaz kılarsa, geçmiş günahları affolunur.” (Buharî) . 

“Bir kimse abdest alıp yüzünü yıkayınca, yüzündeki âzâları ile işlediği bütün günahları, el ve ayaklarını yıkayınca; bunlarla işlediği günahları su damlaları ile birlikte akıp gider ve kendisi de tertemiz olur.” (Müslim) . 

Abdestin dünyevî ve uhrevî olmak üzere bir çok faydaları vardır. Bir kere abdest, hiç küçümsenemiyecek ehemmiyette bir temizliktir. Yüzlerimiz, ellerimiz, ayaklarımız, boyun bölgemiz en çok kirlenen yerlerimizdir. Bilhassa kirli elimizi ağzımıza, burnumuza ve gözümüze götürmek, mikrop kapmamıza, hastalanmamıza sebep olabilir. Günde beş kere abdest alan bir kimsenin eli, ayağı tertemiz olur. Dolayısı ile kendimizi mikroplardan ve hastalıklardan korumuş oluruz.

Diğer yönden abdest almakla vücudumuzu dinlendirmiş ve rahatlatmış, Yüce Allah’ın huzuruna uyuşuk bir şekilde değil de, zinde bir vücutla çıkmış oluruz. 

Abdestin âhiretle ilgili faydalarına gelince; Peygamber Efendimiz  şöyle buyurmuştur: 

“Abdest alanlar, mahşerde elleri, yüzleri ve ayakları pırıl pırıl nurlu olmakla başkalarına temayüz  edeceklerdir.”
“Kim güzelce bir abdest alır ve (arkasından) yürekten inanarak “Allah’tan başka ilah olmadığını, Muhammed’in O’nun kulu ve Rasulü olduğunu” ifade eden şehadet kelimesi getirirse, kendisine cennetin sekiz kapısı açılır, hangisinden isterse girer.”
“Kim benim abdest aldığım gibi abdest alırsa, günahları silinir.” (Buharî) 
 
3-Abdestin Farzları: 

a) Yüzü yıkamak: Yüzün bir defa yıkanması farzdır. Yüzün sınırları, saçın bittiği yerden, sakal veya çene altına ve kulakların köklerine kadar olan bölümdür. Sakal, bıyık ve kaşların altına suyuın ulaşması gerekir. Ancak sakal sık olursa, kılların dibine suyun ulaşması şart değildir. 
b) Kolları yıkamak: İki eli dirseklerle birlikte bir defa yıkamak farzdır. Parmaklarda dar ve altına suyu geçirmeyen yüzük varsa, bunun mutlaka oynatılması ve altına suyun geçmesi sağlanmalıdır. 
c) Başa meshetmek: Başın dörtte bir miktarını, ıslak el ile bir defa meshetmek farzdır. Başın ön tarafını meshetmek daha faziletlidir. 
d) Ayakları yıkamak: Ayakları topuklarla birlikte aşık kemiklerine kadar bir defa yıkamak farzdır. 
Bu farzlardan birinin terk edilmesi halinde abdest fasid olur, yani geçersiz olur. 

4-Abdestin Sünnetleri: 

1-Niyet etmek. 
2-Abdeste “euzü besmele” ile başlamak.
3-Elleri bileklere kadar yıkamak. 
4-Dişleri misvaklamak. 
5-Ağza ve burna su alarak temizlemek. 
6-Başın tamamını meshetmek. 
7-Her yıkamayı üçe tamamlamak.
8-Sakalı ve parmakları hilallemek. 
9-Kulakları ve boynu meshetmek. 
10-Abdest âzâlarını ovarak yıkamak. 
11-Yıkamaya sağdan başlamak. 
12-Yıkamayı peşpeşe yapmak. 
13-Tertibi gözetmek. Yani abdesti Kur’an’da belirtilen sıraya göre almak. 

5-Abdestin âdâbı (müstehapları) : 

1-Abdest alırken kıbleye yönelmek. 
2-Daha vakit girmeden abdest alıp namaza hazır olmak.
3-Abdest alırken suyun elbiseye sıçramaması için yüksekce bir yere oturmak. 
4-Bir özür bulunmadıkca başkasından yardım almamak. 
5-Abdest alırken bir zaruret olmadıkca başkaları ile konuşmamak. 
6-Abdest alırken sık olmayan yüzükleri oynatmak. 
7-Ağza ve burna sağ elle su verip, sol elle sümkürmek.
8-Abdest alırken suyu israf etmemek. 
9-Abdest âzâlarını yıkarken, abdest duâlarını okumak. 
10-Abdest aldıktan sonra kelimei şehadet getirmek ve duâ okumak. 

6-Abdestin Mekruhları: 

a) Abdest alırken suyu gereğinden çok kullanmak, israf etmek. 
b) Suyu yüze ve diğer âzâlara çarparak yıkamak. 
c) Abdest alırken gereksiz yere konuşmak. 
d) İhtiyacı olmadığı halde başkasından yardım istemek. 
e) Temiz olmayan pis ve kirli bir yerde abdest almak. 
f) Oruçlu iken ağza ve burna su vermede mübalağa yapmak. 
g) Abdestin sünnet ve âdâblarından birini terk etmek. 


7-Abdesti Bozan Şeyler: 

1-Önden ve arkadan sidik, dışkı, kan, mezi, vedi, meni gibi bir necasetin veya sıvının çıkması. 
2-Yellenmek. 
3-Ağız, burun veya bedenin diğer her hangi bir uzvundan kan, irin veya cerahat gibi şeylerin çıkması. 
4-Ağızdan gelen kan, eğer tükrük kadar veya daha fazla olursa abdest bozulur, aksi halde bozulmaz. Diğer uzuvlardan çıkan kan ve sarı su, çıkma yerinden etrafa yayılırsa abdest bozulur, aksi halde bozulmaz. 
5-Ağız dolusu kusmak. 
6-Yatarak veya bir yere yaslanarak uyumak. 
7-Bayılmak. 
8-Sarhoş olmak. 
9-Delirmek. 
10-Fahiş mübaşeret; yani bir kimsenin karısı ile engelsiz yada çok ince bir egelle oynaşması, sevişmesi halinde abdest bozulur. 
11-Namazda yanındaki kişinin işiteceği kadar gülmek. 
12-Mest üzerine meshin süresinin bitmesi. Bu süre mukim için 24, seferi için 72 saattır. 
13-Özürlü olan bir kimse için namaz vaktinin çıkması. 
14-Teyemmüm yapan bir kimsenin suya ulaşması. 

8-Abdestin Hüküm Bakımından Çeşitleri:
 
a) Farz olan abdest: Namaz kılmak, tilavet secdesi yapmak, Kur’an’a dokunmak için abdest almak farzdır. 
b) Vacip olan abdest: Kabeyi tavaf etmek için abdest almak vaciptir. 
c) Mendup (müstehap)  olan abdest: Sürekli abdestli durmak, ezbere Kur’an okumak, ezan okumak, kamet getirmek, Tefsir, hadis gibi dînî kitapları okumak, cenaze yıkamak, cenazeyi takip etmek, öfkeyi yenmek için abdest almak mütehaptır. 

9-Mest Üzerine Meshetmek: 

Ayağa giyilen ve mest denilen şeylerin üzerine, abdest alınırken meshedilmesi caizdir. Bu, müslümanlara kolaylık olması için meşru kılınmıştır. 
Mest üzerine meshin yapılabilmesi için şunlar gereklidir: 
a) Mestler ayağa,  ayaklar yıkandıktan sonra giyilmelidir. 
b) Mestler, abdestte yıkanması farz olan yerleri örtmüş olmalıdır. Bu yerden maksat, aşık kemikleriyle birlikte ayaklardır. 
c) Ayağa giyilen mestin, en az bir fersah (5544 m. )  kadar yol yürünebilecek sağlamlıkta olmalıdır.
d) Mestlerin, deliksiz ve sağlam olması gerekir. Delikler, üç parmak sığacak kadar büyük olursa abdest caiz olur, daha büyük olursa caiz olmaz. 
e) Mestler, bağsız olarak, ayakta durabilecek derecede kalın olmalıdır. 
Mest üzerine meshin süresi, mukim için 24, seferî için 72 saattır. 

10-Mest Üzerine Meshi Bozan Şeyler: 

a) Abdesti bozan her şey meshi de bozar. 
b) Cünüplük ve buna kıyas edilen aybaşı, lohusalık gibi guslü gerektiren haller, meshi bozar. 
c) Üzerine meshedilmiş olan mestin ayaktan çıkması veya çıkarılması. Abdest aldıktan sonra o abdst bozulmadıkça mestin ayaktan çıkması, abdesti bozmaz. Fakat  o abdest bozulduktan ve yeniden abdest alındıktan  sonra mest ayaktan çıkarsa, yalnız ayakları yıkamak yeterlidir. 
d) Mesh süresinin sona ermesi. Bu durumda abdest bozulmamışsa, mestin çıkarılarak ayakların yıkanması yeterlidir. 

11-Sargı Üzerine Meshetmek: 

Kırılan veya yarası bulunan bir organı yıkamak zarar verdiği takdirde, üzerine bağlı olan tahta, alçı veya beyaz sargıya, abdest veya gusülde bir defa meshedilir. Eğer bu mesih de zarar verecek olursa, terkolunur. Sargının çoğunluğunu, bir defa meshetmek yeterlidir. Her tarafına elin değmesi şart değildir. Sargı üzerine meshin bir süresi yoktur. Özür devam ettiği sürece mesih de caiz olur. Bir sargı üzerine mesh yapıldıktan sonra, sargı değiştirilirse, yeniden meshetmek gerekmez. 

13-Özürlünün Abdesti: 

Abdesti bozan devamlı beden rahatsızlığına “özür” denir. Sık sık burun kanaması, idrarın tutulamayıp akması, aşırı ishal, yel kaçırma, yaradan devamlı kan, irin, cerehat akması ve kadından aybaşı hali dışında rahim damarından kan (istihaze kanı)  gelmesi bir özürdür. Bunların sahiplerine de özürlü denir. 
Her hangi bir özrün geçerli olması için, bir süre vardır. Bir özür, başlangıçta abdest alıp namaz kılacak kadar bir süre kesilmemek üzere tam bir namaz vakti devam eder, daha sonra da her namaz vaktinde en az bir defa tekrar ederse, o kişi özürlü sayılır. 
Özürlü, her namaz vakti için abdes alır, bu vakit çıkıncaya kadar dilediği kadar farz ve nafile namaz kılabilir. Özürlünün abdesti, vaktin çıkması ile bozulur. 
Özürlü kimsenin çamaşırına özür yerinden çıkıp bulaşan kan, irin, cerahat gibi sıvılar, özür devam ettiği sürece, namazın sıhhatine zarar vermez. Ancak bu pislik, elbiseye yeniden bulaşmayacaksa yıkanması gerekir.