Müslümanlara Karşı Şefkatli, Kâfirlere Karşı Acımasız Olmak

Bugün Müslüman kardeşlerimize karşı son derece şefkatli  merhametli, kâfir ve zalimlere karşı da acımasız olmak gerekir.

Kardeşlerim  gelin bir olalım, diri olalım, iri olalım ve İslam’ın esaslarında birleşelim.

 İslam tevhide çağırıyor, ayrılırsanız gücünüz kaybolur,  dağılıp parçalanırsınız diyor.

Müslümanların dünyadaki hali ortada; Her yerde açlık, yoksulluk, bölünmüşlük,  ezilmişlik, kan ve göz yaşı.

Kardeşlerim oynanan oyunu hala görmüyor musunuz?  O kendini “medeni” diye tanıtan ülkeler, Müslümanları önce parçalamak sonra da yutmak yok etmek istiyor.  Her şey gün gibi ortada.  Bugün Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da kısaca bütün İslam âleminde olup bitenlere bir bakınız. Bu ülkeleri karıştıran, bölen, birbirine düşüren, birbirlerini öldürmeleri için silah satanlar kimler?

Ülkemizi de bölmek, parçalamak Suriye gibi yapmak istiyorlar.

 İsrail, Filistin’de binlerce kişiyi öldürüyor, ama o “medeni “ ülkeler ses çıkarmıyor. Suriye’de her gün yüzlerce kişi öldürülüyor, insanlar evini, yurdunu terk ediyor, kimse sesini çıkarmıyor, bir şey demiyor?

Kalbinde İmanı  olmayan insanlardan ne beklenir. Atalarımız “ Gâvurdan dost, domuzdan post olmaz” diyerek ne kadar doğru söylemiş.

İslam dünyasına bakıyoruz; önce bölünüyor, parçalanıyor, birbirlerini vuruyor, öldürüyorlar, sonra da Batı dünyası bize yardım etmiyor diyerek dert yanıyorlar.

Ağlanacak ve acınacak halimiz var. Bizleri bölüp parçalayan milletler bize yardım ederler mi? Sen kendi kardeşini boğazlarsan başkaları sana acır mı?

Önce kendimizi bir hesaba çekmeliyiz ve nerede yanlış yaptığımızı tespit etmeliyiz.

Müslümanların gerçek dostu yine Müslüman’lardır. İslam yardımlaşmayı, dayanışmayı, şefkati, merhameti emrederken, en büyük merhametsizlik,  acımasızlık, haksızlık,  İslam ülkelerinde. Bütün bunlar  biz Müslüman’lara yakışıyor mu?

Zararın neresinden dönersen orası kârdır demiş atalarımız. Önemli olan hatalarımızı görmek, pişmanlık duymak ve tövbe etmektir.

Bugün Müslümanlar güçlü bir liderin etrafında birleşmeli, kendi milli ve manevi değerlerine sahip çıkmalı ve güç birliği yapmalıdır.

Gavr-ı  Müslimlerden merhamet dilenmemeliyiz.  Yardım istenecekse kendi kardeşlerimizden istemeliyiz.

Peki neden İslam âlemi böylesine paramparça, kan gölü?

Cevabı  çok basit.  İslamî değerlerin bizde adı var kendisi  yok. Mesela İslam birlik ve beraberliği  emrediyor  lakin o bizde yok. İslam yardımlaşmayı, dayanışmayı emrediyor, o da bizde yok.

 Sevgi, saygı, şefkat, merhamet, hoşgörü, adalet var mı? Bunlar da yok?

Herkes oturduğu yerden zengin olmak ve her şeye sahip olmak istiyor. Tembellik ruhumuza işlemiş.  Çıkarlarımız, nefsimizin arzu ve istekleri her şeyden önce geliyor.

Dinimizin esaslarını her şeyden üstün tutmadıkça, kendimiz için istediğimiz şeyleri kardeşlerimiz için de istemedikçe gerçek manada Müslüman olamayız.

Kardeşlerim, konuşmayı bırakıp yaşamaya, uygulamaya bakalım.

Ashabı Kiram peygamberimizin sünnetine sımsıkı sarıldılar, dünyanın efendisi oldular. Bugünkü Müslümanlar ise İslam’ı hayatlarından uzaklaştırdılar dünyanın kölesi oldular.

O halde yeniden İslam’a,  İslam kardeşliğine  dönmekten  başka çaremiz yoktur. Kardeşlerimize karşı şefkatli, merhametli, İslam düşmanlarına ve özellikle hainlere karşı acımasız olmalıyız.

 

Yazarın Diğer Yazıları