Tesettür

Örtünmenin önemi ve lüzûmu:

 Tesettür; erkek veya kadının dînen örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir.

Bir kimsenin şer’an örtmesi gereken ve başkalarının bakması haram olan yerlerine “avret” denir.

İnsan tek başına da olsa örtünmelidir. Çünkü Allah, utanılmaya daha lâyıktır.

Müslüman örtünmek, güzel görünmek, soğuktan ve sıcaktan korunmak amacı ile giyinir. Örtünmenin bir amacı da rahatsız edici bakışlardan korunmaktır.

 

İnsandaki edep ve hayâ duygusu örtünmeyi gerektirir. Ancak tesettürden asıl maksat, Yüce Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır.

 

Cahiliyye döneminde Arap toplumu, Kâbe’yi çırıl çıplak tavaf ederlerdi. Gündüz erkekler, gece kadınlar gelir ve tavaflarını anadan doğma çırıl çıplak yaparlardı. Onlar:  “İçinde günah işlediğimiz elbiselerimizle tavaf yapamayız” diye bir gerekçe de gösterirlerdi.

 

İşte daha Mekke döneminde, Müslüman’ların tavaf  sırasında ve namazda örtünmesi gerektiğini bildiren şu âyet indi:

 “Ey âdemoğulları, her mescide gelişinizde ziynetinizi (elbisenizi) giyin. ”(A’raf: 31)

 

Başka bir âyette ise, gizli yerlerini örtüp koruyan erkek ve kadınların, Yüce Allah’ın affına ve büyük bir mükâfâta kavuşacakları belirtilmiştir. (Ahzap: 35).

 

Örtünmede karşı cinsin bakışlarından korunmak söz konusu olunca İslam, bakanla ilgili olarak da bir sınırlama getirmiştir.

 Erkeklerin gözlerini sakınması, kadınların iffetini korumak içindir.

 Kuran’da şöyle buyruluyor:  

Mü’min erkeklere söyle gözlerini zinadan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. ” Aynı âyetin devamında da kadınlara örtünmeleri için şöyle buyruluyor:

  “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynet yerlerini açmasınlar, bunlardan kendiliğinden görüneni (el ve yüz) hariçtir. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar. ” (Nur: 30-31).

Âyette ki “humur” sözcüğünün müfredi “hımar” olup sözlükte; kadının kendisi ile başını örttüğü şey demektir. Said b. Cübeyr başörtüsünün, kadının boyun ve göğüs kısımlarını örtecek ve bunlardan hiçbir şey göstermeyecek nitelikte olması gerektiğini söylemiştir.

 

Kadınların dışarı çıkarken veya yabancı erkeklerin bulunduğu yere varırken, normal ev elbisesinin üstüne bir dış elbise daha giymesi yani tesettüre uygun bir elbise giymesi gerekir.

Kuran’da şöyle buyruluyor:

“Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve müminlerin hanımlarına dış elbiselerini, üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. ”(Ahzap: 59

Bazı kimseler bu âyette geçen “cilbab” kelimesine çarşaf manası vererek, kadının yalnız çarşafla dışarı çıkabileceğini, başka bir elbiseyle dışarı çıkamayacağını ileri sürmüşlerdir. Bu iddiânın isabetsiz olduğunu ve İslam’ın istediği örtünmenin eşarp, pardesü, palto, geniş ve kalın giysilerle de olabileceğini gösteren deliller vardır:

 

a) Nur sûresindeki âyette başörtüsünden söz edilmektedir. Hımar, başı ve yakayı örten bir başörtüsüdür, çarşaf değildir. Aynı âyette geçen “cüyup”  ise, gömlek ve entarinin yakasıdır. Şu halde kadınlar, geniş entari ve başörtüsü ile örtünebileceklerdir. Âyet, o zamanda kadınların böyle giydiklerine de delalet etmektedir

 

b) “Cilbap” kelimesine tefsir ve lügat kitaplarının verdiği mânâ şunlardan ibarettir: Başörtüsü, tepeden tırnağa örten örtü, dış elbise, örtü, başörtüsü ile rida arası bir elbise. Bu kadar mana içerisinden sadece çarşafı almak ve diğerlerini reddetmek için bir delil yoktur.

 

c) Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre cilbap âyeti gelince, Ensar kadınları, eteklerini ortadan yırtarak başörtüsü yapmış ve kargaları andıran siyah başlıkları ile Rasulüllahın arkasında namaz kılmışlardır. Bu rivayet, cilbaba, çarşaf değil, başörtüsü manası verildiğini göstermektedir.

 

Netice olarak diyebiliriz ki, önemli olan usulüne uygun olarak giyinmektir. Elbisenin adı ve modeli belirli değildir. Her kadın ve erkek, imkân ve şartlarına göre elbisesini seçer ve örtülmesi gereken yerlerini örter. Elbisenin şekli ve modeli konusunda örfün ve modanın etkisi vardır. İslam’a aykırı olmamak şartı ile örfe ve modaya uyulabilir.


Yazarın Diğer Yazıları