İslamiyat Kategori
Tebessüm

Tatlı dil, güler yüz sadakadır. Sevap getiren salih bir amel İşimizi kolaylaştırır, insanları tanıştırır, tanışanları daha da seviştirir.. İşimizde verimi artırır, nice kötülükleri önler, kin ve bu kovar götürür, tatlı dil, güler yüz. Bu dünyada güzel neticeleri-olduğu gibi ahirette de sonsuz mutluluğa vesiledir inşâallah. Öy~ ne iyilik, ne de kötülük küçümsenemez. Damlaya damlaya göl demişler. Bakarsın bu iyilikler birike birike amel defterimizi doldurur da, terazide zerre miktarı ağır basarsa kötülüklerimize kurtuluruz inşâallah. Evet, hassas teraziler vardır orada. Kimin likleri zerre kadar da olsa, kötülüklerinden ağır gelirse cennete girecektir.[1] Bu yüzden efendimiz "Bir hurmanın yarısıyla da "Temiz ve güzel bir sözle de olsa" cehennemden korunmamızı rediyor.[2] İkazı gayet açık, "Kovandan su isteyenin kabına makla da olsa, yüzün gülerek kardeşini karşılamanla da olsa, i lerden bir şeyi asla küçük görmeyin.[3] Bilinmez ki Rabbimr zası veya gazabı hangi ameldedir, amma hayır, amma şer. Bil1 ki bakarsın bir zerre ile teraziler döner, dünyada bir oyla nice çimler kazanılmış veya kaybedilmiş olduğu gibi... Evet terazi zerre ile dönebilir belki ama, istersin de eline geçmez orada. E dimiz (A.S.) uyarıyor" Günahları küçük görmekten sakının. Ç" onlar, adamın aleyhinde toplanır toplanır da onu helak ederler." .

İslâm kâmil ve kapsamlı bir nizamdır. Hayatın en küçük ferruatına dahi bir ölçü koymuş, ve ahiret sorumluluğu gibi; lere yüce bir müeyyide, bir yaptırıcı güç yerleştirmiş. Müsl*1 sın; asık suratlı, ekşi yüzlü, acı sözlü, kem gözlü olamazsın... soğuk, sabırsız, tahammülsüz, kinci, kavgacı kaba saba olamazsın. Böyle olursan sevilmez, ülfet edilmezsin, öyle ya, "ülfet etmeyen ve ülfet olunmayan müminde hayır yoktur." buyurur efendimiz. (A.S)[4] Çünkü ülfetin kaynağı imandır. AUaha bağlanma Kurana sarılma İslamı güzel yaşamadır. Bunlar olursa Allah da ülfet verir sevdirir müslümanlan birbirine. Asık surat, keder, acı söz, sabırsız, ve kırıcı olmak görevini yapmayan kula Allahın peşin verdiği bir cezadır iç sıkıntısının, stresin, bunalımın kaynağını da buralarda aramak lazım. Al-i imran suresi 102-104. ayetleri bir de bu açıdan okuyalım lütfen. Ve konumuzla ilgili hadıs-i şerifi okuyalım: "Kar­deşinin yüzüne gülümsemen, senin için sadakadır." [5]

Bir dostum anlatmıştı başından geçen bir olayı. Hoşuma git­tiği için fakir de aynen uygulamıştım: Karşılaştığımızda selam alıp verirken, yüzü gülmezdi bir tanıdığımın. Soğuk bir surat, soğuk ve boğuk kelimeler. Bir gün çevirdim ve dedim:

-Nasılsın, hasta filan mısın?

-Yok!..

-Bir sıkıntın, huzursuzluğun, rahatsızlığın mı var?

-Yook!..

-Peki, sana karşı bir kusurum, kabahatim mi var?

-Yook!..Ya hu nerden çıktı bütün bunlar?..

-Beni gördüğünde, yüzün gülmüyor, sesin soğuk çıkıyor da ondan...

-Yok kardeşim, yok öyle bir şey.

-Öyleyse beni görünce gül biraz.. Gül de ben, de cesaretlene­yim...ferahlanayım, rahatlayayım ya hu!..

Gülüştük...

 

[1] M.A. Sâbûni Muhtasar Tefsir-i İbn Kesir. 3/667

 

[2] Buhari. a.g.e. 3/666

 

[3] Buhariden naklen a.g.e. 3/666

 

[4] Münâvi, Feyzül Kadir. Darül Marife. Beyrut 1972.6/253 Hadis No: 9146-9147.

 

[5] MA. Nasıf. Tac. 5/63