Niçin Herkese Askerlik Biliyor musunuz?

Adına “Resmî düşünce” mi dersiniz, “Atatürkçü Düşünme Sistemi” mi dersiniz, “Kemalist İdeoloji Ve Devrimler” mi dersiniz, “Atatürk İlkeleri” mi dersiniz, hangi parlak kelimelerle söylenirse söylensin, kökü “Avrupalılaşma”, “Garplılaşma”, “Batılılaşma” denilen “kafirleşme” hareketlerine din gibi inanmışlardı.


Eskilerin “muasır medeniyet seviyesi”, yenilerin “çağdaş uygarlık düzeyi” dedikleri baştan sona Avrupa’nın bize yabancı düşünce ve yaşama biçimi olan, “yabancılaşma”yı, “ecnebileşmeyi” iyi bir şeymiş gibi öğretmişlerdi maalesef.


İslam Medeniyetinden çıkıp Batı medeniyetine girmeyi, bu din ve medeniyet değiştirmeyi iyi bir şeymiş gibi yutturmuşlardı beynini yıkayarak. Maalesef kendi tarihini, kültürünü, din ve felsefesini terk edip, kafirlerin kültür, din ve felsefesini, hayat tarzlarını almayı marifet diye belletmişlerdi.


Anadolunun saf köylü çocuklarının hepsine askerlik yaptırmalarının bir gayesi de bu değil miydi? Orada gençleri eskiden iki sene, şimdi bir senen içinde beyin yıkama ve ideoloji yerleştirme amacıyla eğitime tabi tutuyorlardı.


28 Şubat döneminde bunu bir Paşa ağzından kaçırmasaydı, modern elektronik silahlarla savaşılan bir çağda, bu kadar vasıfsız askerin neden beslendiği gibi bir saçmalığı bir türlü anlayamayacaktık.


Ordu, Türk gençliğini devrimlere göre eğitme mektebiydi. Askerlik bir hikayeydi.

 

Yazarın Diğer Yazıları