Sünnet'in Teşrideki Yeri

  İslam hukukunda Sünnet ikinci kaynaktır ve teşride Kur’an'dan sonra gelmektedir. Sünnetin teşrideki yerini şöyle özetleyebiliriz:

            1-Sünnet Kur’an'ın müphem ve mücmellerini açıklar, umumi hükümlerini tahsis eder, mutlakını mukayyet yapar. Fakihlerin çoğunluğuna göre nasih ve mensuhu bildirir. Mesela Sünnet beş vakit namazın rek’atlarını, namazların kılınışını, haccın rükünlerini, yapılışını, zekâta tabi olan malları, zekâtın nisabını ve zekât oranlarını açıklamıştır.

             Aynı şekilde Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır. Sünnet ise alış-verişin doğru ve yanlış olanını, haram olan faizin türlerini açıklamıştır.

            Kur’an'ın âm hükmünü tahsis eden Sünnete misal olarak şu hadis gösterilebilir: "Kadın halası, teyzesi, erkek veya kız kardeşinin kızı üzerine nikâhlanamaz. Bunu yaparsanız, akrabalık bağlarını koparmış olursunuz."(Buhari).

Bu hadis şu ayetin genel hükmünü tahsis etmiş olmaktadır: " …bunların (yukarıda sayılanların) dışındakiler size helal kılındı."(Nisa: 24).  Çünkü söz konusu ayette, bu hadiste geçenlerle ilgili bir yasak yoktur.

 Kur’an'ın mutlak'ını  mukayyet yapan sünnete misal ise: "Hırsızlık yapan erkek ve   kadının ellerini kesin."(Maide:38) mealindeki ayette sağ elin mi yoksa sol elin mi kesileceği belirtilmemiştir. İşte Sünnet mutlak tarzda yer alan bu hükmü sağ elin bileğinden kesilmesi şeklinde takyit etmiştir.

                       

             Sünnetin Kur’an'daki bazı hükümleri nesh ettiğine misal ise şudur: Bakara suresi 180. ayette, ana babaya vasıyet emredilmiştir. Bu ayetin hükmü:"Varise vasıyyet yoktur" (Buhari) hadisi ile nesh edilmiştir.

 

            2-Sünnet Kur’an’da olmayan bir kısım hükümleri açıklar. Mesela süt kardeşliği, erkeklerin ipek elbise giymesinin haram veya mekruh olduğu, vitir namazı, ramazan orucunu bozan kimseye kefaret lazım gelmesi gibi.

            3-Sünnet Kur’an'da asılları sabit olan konuların hükümlerini tamamlayıcı mahiyette açıklamalarda bulunur. Mesela Kur’an lianı açıklamış, Sünnet de, liandan sonra karı-kocanın birbirinden bain talakla ayrılacağını bildirmiştir.

             

            4-Sünnet Kur’an'daki hükümlere uygun hükümler de getirir. Bu durumda Sünnetin hükmü, Kur’an'ın hükmünü teyid edici nitelikte kabul edilir ve aynı hüküm için iki delil bulunmuş olur. Birincisi hükmü tespit eden esas delil  Kur’an  nassıdır, ikincisi ise teyit edici delil olan Sünnet nassıdır.

            Mesela Hz. Peygamber'in "Bir Müslüman’ın malı (başkasına ) onun rızası olmaksızın helal değildir." (Müslim) anlamındaki hadisi, Kur’an'ın "Ey iman edenler mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin, karşılıklı rıza ile yeyin" (Nisa:29), mealindeki ayetin getirdiği hükmün aynısını ifade etmektedir.

            Hz. Peygamberin "Allah zalime mühlet verir, sonunda onu bir cezalandırdı mı artık iflah olmaz." anlamındaki sözü ile Allah Teala'nın: "İşte Rabbin, zulmeden beldelerin ahalisini yakaladığı zaman, böyle yakalar. Çünkü onun yakalaması çok acı ve çetindir."(Hud:102) mealindeki ayeti arasında böyle bir teyit  ilişkisi vardır.

            Kısaca Kur’an bir şeyi helal ve haram kıldığı gibi sünnet de helal ve haram kılabilir.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları