Hoş Geldin Orucum

Hoş geldin sevgili orucum. Seni iman ve ihlasla karşılamaya niyet ettim. Kendime ve kardeşlerime diyorum ki: Bu Ramazan-ı Şerifte elimizle, dilimizle, gözümüzle ve tüm kalbimizle niyet edip oruç tutalım! Bu vesileyle Ramazan ayınız mübarek olsun.

 

Cenâb-ı Hak oruç hakkında şöyle buyuruyor:

 

“Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir.” (Bakara, 184)

 

Rasûlullah (sav) Efendimiz de buyurdular:

 

“Aziz ve celîl olan Allah "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim…" buyurmuştur.” (Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163)

 

Oruç, sadece belli bir süreliğine aç kalmak değildir. Oruç yalnızca mide ile tutulmaz. Bütün uzuvların bu ibâdete iştirâk etmesi îcâb eder.

 

İslâm’ın beş temel esâsından biri olan orucu; yalan, gıybet, kovuculuk gibi zaaflarla zedeleyerek ecrini asgarî seviyeye düşürmek, büyük bir israftır. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurur:

 

“Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmezse, Allah o kimsenin yemesini-içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhârî, Savm 8, Edeb 51)

 

Bu sebeple oruçta ağza bir şey girmemesine dikkat etmek kadar, ağızdan yanlış bir ifâdenin çıkmamasına da dikkat edilmelidir.


Oruç bizi ne halde bulursa bulsun, ama giderken arı duru eylesin inşallah. Bu mümkündür ve böyle bir fırsatı kaçırmak çok büyük bir kayıptır.

Yazarın Diğer Yazıları